Uncategorized

Yeşim Ustaoğlu ve Sineması

18 Kasım 1960 tarihinde aslen Trabzonlu olmasına rağmen, babasının işi nedeniyle yaşadıkları Kars, Sarıkamış’ta doğmuştur. 1966 yılında başladığı Trabzon 24 Şubat İlkokulunu 1971 yılında bitirmiştir. 1971 yılında başladığı Trabzon Cumhuriyet Ortaokulunu 1974 yılında bitirmiş ve ardından okuduğu Trabzon Lisesini de 1977 yılında bitirdikten sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümüne girmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesinde okuduğu sırada mimarlıkla ilgili burs alarak Avusturalya’ya gitmiştir. Orada sahne sanatlarıyla ilgili çalışmalar yürütmüştür. Mezun olduktan sonra İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi, Restorasyon bölümünde mastırını tamamlamıştır. İstanbul’da öğrencilik yıllarında muhabir olarak çalışmıştır.
Çektiği ilk kısa metraj filmi “Bir Anı Yakalamak” ile 1984 yılında İFSAK kısa film yarışmasında ödül almıştır. Çektiği ikinci kısa filmi olan “Magnafantagna” ile Oberhausen ve Chicago film festivallerine katılmıştır. 1991 yılında çektiği “Düet” filmi Yunus Nadi kısa film yarışmasında birincilik ödülü almıştır. 1992 yılında çektiği Hotel isimli kısa filmi 14. Akdeniz Montpellier Festivali Büyük Ödülü’nü almıştır. 1994 yılında “La Trace” ve 1999 yılında “le Voyage Soleil” isimli kısa filmleri yönetmiştir. 1995 yılında Montpellier Film Festivalinde en iyi görüntü ödülünü almıştır. 1994 yılında yapmış olduğu ilk uzun metraj film olan “İz” ile 4. Köln Türk Filmleri Festivali’nde (Almanya) En İyi Film ve 14. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde En İyi Türk Filmi Ödülü’nü almıştır. 2003 yılında “Ustaoğlu Film” şirketini kurmuştur. 2003 yılında ise “Bulutları Beklerken” filmi ile Sundance Film Festivali’nde “En İyi Senaryo” ödülünü almıştır.
Yönetmenimiz hakkında bilgileri verdikten sonra yönetmenimizin filmlerinin dili hakkında biraz konuşalım ve bir filmini ele alalım.
Yeşim Ustaoğlu’nun filmlerine baktığımızda Arteur oluşunun katmanlarından birisi baba imgesinin yokluğunun büyük bir yer kaplamasıdır. Filmlerinde baba öznesini öznelleştirmekten kaçınır gibidir, belki de genç yaşta kaybettiği babasının yokluğuyla yüzleşmekten kaçınması filmlerine yansımıştır. Babanın yokluğu filmlerinde çocukların hayatı tanımlaması üzerinde varlığını yoğun olarak korumaktadır. Filmlerinde genelde annenin yoğunluğu ağır basmaktadır ve filmlerine baktığımızda hep göze çarpan bir karakter olan “Mehmet” vardır. Çoğu filminde canlandırılmış olan “Mehmet” karakterinin aslında Ustaoğlu’nun hayatına baktığımızda babasının adının da Mehmet olduğunu öğrenerek, babasını filmlerinde yaşatmak istediği gerçeğiyle de karşılaşıyoruz. Ustaoğlu’nun filmlerine baktığımızda yoğun olarak gördüğümüz katmanlardan birinin ise “Su” simgesi olduğunu görüyoruz. Suyun hem hayatı hem ölümü simgelediğini söyleyen Ustaoğlu ele aldığı filmlerde su’yu berraklığıyla anlatmakla kalmayıp, suyun gücünü deniz, akvaryum, yağmur, su birikintisi gibi detaylarla da desteklemiştir. Suyu hayat ve ölümle bir araya getirmeye çalışan Ustaoğlu’nun suyu adeta insanın varoluşsal bir yansıması olarak kullanmış olduğunu da söyleyebiliriz. Yönetmenin filmlerinde gördüğümüz bir diğer katman ise ölümdür. Hayat ve ölümle olan derdi, yokluğa karşı tutumu ve gözlemleri filmlerinin her karesine derinden yansımıştır diyebiliriz. Filmlerinde hep bir ölüm vardır. Ölüm hem bir yolculuk olarak tanımlanmıştır hem de karakterler fiziksel olarak bir yerden bir yere gidiyorlardır. Fiziksel yolculuklar, karakterlerin içsel yolculuğunu ve değişimini vurgulamaktadır. Karakterleri bir arayış içerisindedir. Bu arayış genellikle hayatın anlamı ve ölüm üzerine yoğunlaşmıştır. Bu sebeple karakterlerin yolculukları bir bakıma ölümün anlamını da sorgulamaktadır. Karakterler sorgulama sürecine girdiklerinde kendi içsel yolcuklarını da sorgulamaya başlarlar. Genelde bu sorgulayışların sonu açık uçlu biter ve bu sorgulamaların seyirciyi de sorguya itmesine yol açar. Karakterlerin nasıl bir seçim yaptığı, neyi seçtiği, hangi yöne gittiği ve nasıl bir cevap bulduğu seyirciye kalmıştır. Nasıl yaşadığımız belki de bu sorulara verdiğimiz cevaplarımızda gizlidir.
Yönetmenimizin bir filmini birlikte inceleyelim.

GÜNEŞE YOLCULUK

Filmin konusuna baktığımızda; Biri Türkiye’nin doğusundan, diğeri ise batısından gelmiş iki farklı karakterin yolu İstanbul’da kesişmiştir. Batı’dan gelen Mehmet ve seyyar arabasında kaset satarak geçimini sağlamaya çalışan Berzan arasındaki hayaller de ortaktır, gerçekler de. Mehmet’in tek hayali Arzu’yla evlenip mutlu olmakken Berzan ise ardında bıraktığı sevgilisine geri dönmeye çalışmaktadır. Ancak iki adamı bir araya getiren hayalleri ayrı düşmelerini engelleyemeyecektir. Bir polis çevirmesi sonucunda bir hata üzerine tutuklanan Mehmet hapisten çıktığında şaşırtıcı bir durumla karşılaşacak, sonrasında ise Berzan’ın desteğiyle bu durumdan çıkmaya çalışacaktır. Filmin kısaca konusu budur. Şimdi ise filmin içerisinde barındırdığı anlamlara bakalım.

Filmin açılış sahnesi bir su birikintisine yansıyan evlerin önünde bir tabutun taşındığını görürüz. Film sona yaklaştığında bu sahneye geri döner. Mehmet, çalıştığı iş gereğince elindeki aletle yer altından geçen suyu dinler. Berzan’ın cenazesini Zorduç’a götürdüğünde Mehmet köyün sular altında kaldığını görür ve Berzan’ı tabutuyla birlikte köyünü yerle bir eden suya gönderir. İşte burada görüyoruz ki, yönetmenimiz suyu adeta insanın varoluşunun bir yansıması olarak kullanmıştır. Suyu hem hayatın hem de ölümün simgesi gibi tanımlaması gözümüze çarpar. Birçok filminde olduğu gibi bu filminde de Mehmet adının kullanıldığını görüyoruz. Mehmet’in Berzan’ın tabutunu taşıdığı o sahneye tekrar dönecek olursak, Mehmet o yolculuk sırasında fiziksel olarak bir yolculuktadır ve fiziksel olarak bir yolculuktayken aslında kendi iç yolculuğuna da çıkmıştır. Mehmet o yolculukta kendiyle yüzleşmiştir ve toplumda ötekileştirildiklerini düşünerek ötekiye olan bakışını değiştirme sürecinin bir yolculuğu gibi ele alınmıştır. Yönetmenin filmlerinde hayatı ve hayatı algılayış biçimiyle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. 

Bir yorum

  • Eric

    Hello, my name’s Eric and I just ran across your website at cinemahub.org…

    I found it after a quick search, so your SEO’s working out…

    Content looks pretty good…

    One thing’s missing though…

    A QUICK, EASY way to connect with you NOW.

    Because studies show that a web lead like me will only hang out a few seconds – 7 out of 10 disappear almost instantly, Surf Surf Surf… then gone forever.

    I have the solution:

    Talk With Web Visitor is a software widget that’s works on your site, ready to capture any visitor’s Name, Email address and Phone Number. You’ll know immediately they’re interested and you can call them directly to TALK with them – literally while they’re still on the web looking at your site.

    CLICK HERE http://www.talkwithwebvisitors.com to try out a Live Demo with Talk With Web Visitor now to see exactly how it works and even give it a try… it could be huge for your business.

    Plus, now that you’ve got that phone number, with our new SMS Text With Lead feature, you can automatically start a text (SMS) conversation pronto… which is so powerful, because connecting with someone within the first 5 minutes is 100 times more effective than waiting 30 minutes or more later.

    The new text messaging feature lets you follow up regularly with new offers, content links, even just follow up notes to build a relationship.

    Everything I’ve just described is extremely simple to implement, cost-effective, and profitable.

    CLICK HERE http://www.talkwithwebvisitors.com to discover what Talk With Web Visitor can do for your business, potentially converting up to 100X more eyeballs into leads today!

    Eric
    PS: Talk With Web Visitor offers a FREE 14 days trial – and it even includes International Long Distance Calling.
    You have customers waiting to talk with you right now… don’t keep them waiting.
    CLICK HERE http://www.talkwithwebvisitors.com to try Talk With Web Visitor now.

    If you’d like to unsubscribe click here http://talkwithwebvisitors.com/unsubscribe.aspx?d=cinemahub.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir