Uncategorized

KAHKAHALAR KRALI

GERÇEK Mİ HAYAL Mİ?

“Bir geceliğine kral olmak, ömür boyu ahmak olmaktan iyidir.”

   Günümüz gişe filmlerinin olmazsa olmazı çizgi roman işlerinden Joker’in duyurulduğundan bu yana ilham kaynaklarından biri olan Kahkahalar Kralı(The King of Comedy) filmi saklı kalmış bir hazine. Komedyen olabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşünen Rupert Pupkin(Robert De Niro), dönemin önde gelen talk show sunucusu Jerry Langford’un(Jerry Lewis) programında stand-up gösterisini yaptıktan sonra hayallerine kavuşacağına inanmıştır. Rupert Pupkin bunun için zorla arabasına biner, sürekli ofisine gider ve sınırları zorlayıp Jerry Langford’u, sapığı Masha’yla(Sandra Bernhad) birlikte kaçırır.

   Kahkahalar Kralı filmi hiçbir zaman Rupert’ın davranışlarını ve eylemlerini övmez ya da tarafını tutmaz. Hatta filmin yönetmeni Martin Scorsese basit bir kamera hareketiyle izleyiciyi Rupert’tan uzaklaştırıp onu eleştirmeye ve yaptıkları hakkında düşünmeye teşvik eder. Film boyunca gerçek ve hayal arasındaki harika kurgu filmin sonunda Rupert’ın hapisten çıkıp gösteri yapmasıyla birlikte bozulur ve bazı hayallerin aslında gerçek olup olmadığını sorgulatır.  

   Rupert’ın annesinin sesini duysakta asla kendisini görmeyiz ve filmin sonundaki monolog’da öğreniriz ki annesi 9 yıl önce ölmüştür. Çocukluğu boyunca yaşıtları tarafından şiddet gördüğünü, annesi ve babasının alkolik olduğunu ve Rupert’ın yaşadığı zorlukları öğreniriz. Scorsese bizi bu sahneye filmi ilmek ilmek dokuyarak hazırlar.

– Jerry şu anda şehrin bir yerinde bir sandalyeye bağlı vaziyette.

– Yarın şaka yapmadığımı anlayacak ve deli olduğumu düşüneceksiniz.

– Ama bu işin böyle yapılacağını anladım.

   Filmin sonundaki bu monolog’da  Scorsese sadece medyayı değil, tıpkı bir filmin sinemada ne kadar süre göstereliceğine ya da  tiyatronun sahnelenmesine karar veren seyirciyi de eleştirir.

Hayal ve Gerçek arasında giden Kahkahalar Kralı günün sonunda örnek almak, öykünmek isteyeceğiniz türden bir film.

Hayatı komedi sananlar, son espiriyi iyi düşünsünler!

Seneca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir